Ana Sayfa   Site Haritası

 
 
 
 
Basında Metin Külünk
BASINDA METİN KÜLÜNK


 

 

 


http://www.nettavir.com/?islem=yazaryazi&id=86

DÜNYA BÜLTENİ

http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=176007

'Yeni Anayasa Allah'la başlamalı'
Başbakan Erdoğan'ın memleketinde yapılan "Yeni Anayasa Paneli"nde konuşan eski Bakanlardan İsmail Kahraman, yeni anayasanın Allah'la başlaması gerektiğini savundu 



 

Başbakan Erdoğan'ın memleketi Rize Güneysu'da yapılan yeni anayasa panelinde, eski bakanlardan İsmail Kahraman, yazılacak anayasanın Allah'la başlamasını istendi.

Yeni Demokratik Anayasa arayışına ilişkin toplantı Rize’nin Güneysu ilçesinde yapıldı. Yeni Anayasa arayışlarının tartışıldığı paneli eski bakanlardan İsmail Kahraman yönetti. Adı Anayasa Mahkemesi tartışmalarıyla tanınan raportör Doç. Osman Can, Anayasa hukuk profesörü Mustafa Şentop ve AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, İstanbul Milletvekili Metin Külünk konuşmacı olarak katıldı.

Anayasa panelini yöneten eski bakanlardan İsmail Kahraman, panelin sunuşunda yaptığı konuşmada, yeni Anayasa’nın Allah’la başlaması gerektiğini söyledi.

7 ayrı bölgenin sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle yapılan “Yedi Nefes Tek Ses” adı altında yapılan etkinliğin açılış konuşmasını Sabri Çepni yaptı.

Güneysu Belediye Başkanı Ahmet Minder:

2 Mayıs 1999’da Pınarhisar Cezaevi’nde ziyaret ettiğimizde bir teklif yaptık. 15 Ağustos’ta Kandüzü yaylasında yaptığımız etkinlik, yasaklı liderimiz Erdoğan’a yeni dönemi açtı. Ümit ediyorum yaptığımız bu panel de uzun zamandır hasretini çektiğimiz sivil anayasanın önünü açar.

Beklentilerimiz.

Toplumun tüm kesimlerinin sahiplenebileceği bir anayasa olmalı.

Toplumun tüm renklerini yansıtmalı,

Her kurumun yerini, konumunu belirleyen, birinin diğerine müdahale etmediği bir anayasa,

Ben anayasayı ulu bir ağaca benzetiyorum. Herkesin gölgesinden istifade ettiği gibi meyvesinden de istifade edebilmeli ki kimse onu kesmeye kalkmasın.

Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu:

Bu toplantı, entelektüel bir toplantı olmakla birlikte farklı bir boyut da ortaya koyuyor. Dünya Enerjisini Türkiye’den alıyor. Türkiye ise enerjisini Güneysu’dan alıyor. Türkiye’nin, dünyanın kardeşliği üzerine söylenen her söz yerini bulacak. Devlet aklı, toplumun hep bir kesimini ötekileştirerek gitti, bir kesimini ise kendine yandaş yaptı. Türkiye’de ilk kez bu toplumu bir bütün olarak “kardeşlik” çatısı altında topluyor. Nasıl Güneysu Derneği bir araya getirdiyse buradan ortaya çıkacak enerji de Türkiye’nin kardeşliğine destek verecek.

Milli Birlik ve Kardeşlik projesine en güzel örnek Adıyamandır. Adıyaman’da Türk var, Kürt var, Ermeni var, Süryani var. Ama Adıyaman’da terör yok.

Çevreyi ihmal etmeyen, merkezi onaran bir anayasa olacak ümit ediyorum.

Esenler gündüz 500 bin, gece 700 bin, Yüzde 33 Güneydoğu, yüzde 33 Karadeniz, yüzde 33 de Batı illeri. Esenler biz başladığımızda suç oranında ilk 3 sırada idi. Esenler şimdi suç işleme oranında İstanbul’un son sırasında yer alıyor.

Şaban Kurt:

Potamya 7 derenin birleştiği yer demektir. Anayasa’nın Potamya’da bize bir medeniyet aşılamasını diliyoruz. Kahramanmaraş, dondurmanın, biberin, tekstilin olduğu gibi şairlerin de yetiştiği bir yerdir.

Adıyamanlılar Vakfı Ömer Özkartal:

Yerli bir anayasa, her kesimin anayasa olmalı. Herkes evet bu benim anayasam demeli.

Denizlililer Derneği Celal Kazdağlı:

Anayasa yapmak iç mesele değildir. Bu cesareti gösteren Güneysulular’a teşekkür ediyoruz. Cumhuriyet 100 yıllık bir Osmanlı birikimi idi. Anayasayı yaparken şimdi yükselen bir ruh halinin anayasası olmalı. Cumhuriyet çekilişin ortaya çıkardığı bir olgudur. Bu açılımın anayasası olacak ve olmalı.

Rize Müftüsü Seyfullah Hacımüftüoğlu:

Avrupa Birliği’ne katılım yolunda ilerlerken bir çok alanda değişimler yapıldı. Yeni Anayasa ise bunların en üzerinde. Bu panelin Başbakanımızın memleketinde yapılıyor olmasını da önemsiyorum. Yeni anayasa çocuklarımızın kendini güvende hissedecekleri bir ortam hazırlamalı. Şiddet içermeyen her fikrin tartışılabildiği, kimsenin kimseye üstünlük sağlamadığı özgürlükçü bir anayasa olmasını talep ediyoruz.

Bartın Milletvekili eski TBMM Başkanı Köksal Toptan:

Böyle bir toplantının Başbakanımızın ilçesinde yapılıyor olması çok önemli. En az bu kadar önemli olan bir durum ise 7 coğrafyadan STK’ların katılımıyla yapılıyor olması. İlk kez toplumun bütün kesimleri tarihi bir uzlaşma ile yapılması gerektiği konusunda hemfikir.

Yeni Anayasa içeriği kadar psikolojik tabanı da önemli. Mevcut anayasanın yarısından sonrası değişti, ama bizim anayasamız olmadı.

Etrafımıza, dünyaya bakın. Türkiye’yi değerlendiren siyaset, bilim adamlarına bakın. İşte bunu Türkiye kırık dökük demokrasimiz ile yapıyoruz. Gerçek bir anayasaya sahip olduğumuzda neler yapabileceğimizi görün.

1979 kasım ayı. Bülent Ecevit hükümeti istifa etti, yerine AP azınlık hükümeti kuruldu. Türkiye’de her şey yok. Olan da karaborsada.

İkinci Bakanlar Kurulu toplantısı. MB Başkanı’na döviz rezerv miktarımızı sordu. Orada hiçbir şey yok dedi.

Başbakan Erdoğan, bir Kızılcahamam toplantısında Ali Babacan’a bunu sordu. Sayın Başbakanımız 52 milyar dolar var dedi. Şimdi 96 milyar dolar.

O zaman bir konsorsiyum kuruldu. Lüksemburg 1,5 milyon dolar katkıda bulunmuştu. Türkiye bugün her yıl 300-400 milyon dolar hibe yapıyor.

İşte bütün bunlardan dolayı demokrasimiz daha güçlenmeli. Bu toplantı Türkiye’nin her tarafında yapılmalı.

Ben çok eski bir siyasetçi olarak hep bu hayallerle yaşadım. Yeni ve bu toplumun anayasına hiç bu kadar yakın olmadı. Buna engel olacakları bu toplum hiç affetmeyecektir.

Kemal Karpat:

Yeni bir anasaya tartışmaları toplumun her kesiminde yapılıyor. Anayasa, bir devletin kendi iç işleyişini olduğu kadar toplumun kendi arasındaki ilişkileri de düzeltir. Yazılı anayasalar 18. yy’da ortaya çıktı. Türkçe’de olduğu gibi “yasa” içinde geçmez. “yapmak” ve “düzenlemek” anlamını taşır.

Teşkilatı Esesi ile 1921 Anayasası hükümranlığı devletten alıp topluma verir. Her iki anayasa da fert-devlet ilişkilerini düzenlese de olması gerektiği noktada hiçbir zaman olmadı. 1924 Anayasası, hürriyet ve hakları bir kenara itmiş, devlet gücünü ortaya çıkarmıştır. 1950’lerde DP yeni bir toplum sınıfı yaratmaya çalışsa da güçlü devleti istiyordu.

Bizde anayasalar, ifrat ve tefrit arasında gidildi. Türkiye’de büyük liderler fiili başkanlık uyguladı. Bu demokratik değildir denemez.

Anayasa nasıl yapılacak sorusunun cevabı çok kısa. Halk sivil yönetime kavuşmak için okumadan evet dedi. MGK gibi kurumlar her şeyi bünyesinde taşıyan bir yapı ile hareket etti. Yasama, yürütme, yargı gibi hareket etti.

Halk değerlerin muhafazısını istiyor. Anayasa Mahkemesi kendini her sorunu çözecek bir makam gibi görüyor. Oysa sorunların çözüm yeri Meclis ve halktır.

PANEL

İsmail Kahraman:

Potamya’dan dik duran, onuruna sahip, hepimizin yüzakı, dünya çapında bir lider çıktı. Tayip Bey. Hep mukallitlikler Türkiye’yi bu hale getirdi. Bu yanlışlıklar yumağı tabandan gelmiyor, tavandan geliyor. Listeyi Ankara hazırlar, tasnifi valiler yapardı.

1923’te 80 altın alıyorlardı. Cumhurbaşkanı 2800 altın alıyordu. Nokta’da “Nerede o eski maaşlar” diye çıktı.

Şener Akyol’a, “Neden 1982 Anayası’ndan Allah’ı çıkardınız?” dedim. “Biz komisyon olarak metne koyduk, Konsey çıkardı, Allahlarından bulsun” dedi. Yunanistan dinini değil, mezhebini de koyuyor. Ben yeni Anayasa’nın Allah’la başlamasını istiyorum.

Tevfik İleri, Yassıada’nın yüzakı isimlerinden biridir. Oğlu burada Cahit bey, kardeşi burada. O da babası gibi yüksek mühendis.

Türk milleti bu anayasayı değiştirecektir. Herkes birleşmiyor denmemeli.

Ben ona hukuk güreşçisi diyorum. Çünkü 367 Sabih’i mindere yapıştırdı.

Metin Külünk:

Eğer 10 yıl önce konuşuyor olsa idik işimiz kolaydı. Hakkari’den, Samsun’dan, Konya’dan, Rize’den bakarak bir anayasa tartışması yapılabilirdi. Bir hafta önce Mısır, Tunus, Libya’da idim. Önceki gün Bosna’da idim. Bütün coğrafyanın yüzü Türkiye’ye dönmüş durumdadır. İlk kez, “Ama”sız ve kırmızı çizgileri olmayan bir anayasa olmalı. İnsanlığa yeni bir bildirge sunacaktır. Çünkü bizim sorumluluğumuz 780 bin km2 değildir. “Tanrı öldü” diyenlere karşı bir çıkıştır.

Bu anayasa zamanın ruhuna uygun, demokrasi ve hukuk kavramlarını lafzen değil, ruhen özümsemeli. 1839 Tanzimat Fermanı’ndan bu yana halk ile yönetenlerin arasında bir ayırım ortaya koydu.

Türkiye’yi milletsiz bir anlayışla yönetmek istiyorlardı.

Doç. Dr. Osman Can ve Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu da birer tebliğ sundu.

Katılanlar: Bartın Milletvekili Köksal Toptan, İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu,  Rumeli Türkleri Derneği Başkanı Sadullah Sipahioğlu, Kahramanmaraşlılar Derneği Başkanı Şaban Kurt,

 

 

 

Kaynak: Ajanslar


ROTA HABER
 
Yeni anayasanın Allah'la başlaması istendi
Başbakan Erdoğan'ın memleketi Rize Güneysu'da yapılan yeni anayasa panelinde, eski bakanlardan İsmail Kahraman, yazılacak anayasanın Allah'la başlamasını istendi.
Haberi Yazdır Email Gönder Yorum Yaz Yorumları Oku
24.09.2011 15:42Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Yeni Demokratik Anayasa arayışına ilişkin toplantı Rize’nin Güneysu ilçesinde yapıldı.

Yeni Anayasa arayışlarının tartışıldığı paneli eski bakanlardan İsmail Kahraman yönetti. Adı Anayasa Mahkemesi tartışmalarıyla tanınan raportör Doç. Osman Can, Anayasa hukuk profesörü Mustafa Şentop ve AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, İstanbul Milletvekili Metin Külünk konuşmacı olarak katıldı.

Anayasa panelini yöneten eski bakanlardan İsmail Kahraman, panelin sunuşunda yaptığı konuşmada, yeni Anayasa’nın Allah’la başlaması gerektiğini söyledi.

7 ayrı bölgenin sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle yapılan “Yedi Nefes Tek Ses” adı altında yapılan etkinliğin açılış konuşmasını Sabri Çepni yaptı.

Güneysu Belediye Başkanı Ahmet Minder:
2 Mayıs 1999’da Pınarhisar Cezaevi’nde ziyaret ettiğimizde bir teklif yaptık. 15 Ağustos’ta Kandüzü yaylasında yaptığımız etkinlik, yasaklı liderimiz Erdoğan’a yeni dönemi açtı. Ümit ediyorum yaptığımız bu panel de uzun zamandır hasretini çektiğimiz sivil anayasanın önünü açar.

Beklentilerimiz.

Toplumun tüm kesimlerinin sahiplenebileceği bir anayasa olmalı.

Toplumun tüm renklerini yansıtmalı,

Her kurumun yerini, konumunu belirleyen, birinin diğerine müdahale etmediği bir anayasa,

Ben anayasayı ulu bir ağaca benzetiyorum. Herkesin gölgesinden istifade ettiği gibi meyvesinden de istifade edebilmeli ki kimse onu kesmeye kalkmasın.

Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu:

Bu toplantı, entelektüel bir toplantı olmakla birlikte farklı bir boyut da ortaya koyuyor. Dünya Enerjisini Türkiye’den alıyor. Türkiye ise enerjisini Güneysu’dan alıyor. Türkiye’nin, dünyanın kardeşliği üzerine söylenen her söz yerini bulacak. Devlet aklı, toplumun hep bir kesimini ötekileştirerek gitti, bir kesimini ise kendine yandaş yaptı. Türkiye’de ilk kez bu toplumu bir bütün olarak “kardeşlik” çatısı altında topluyor. Nasıl Güneysu Derneği bir araya getirdiyse buradan ortaya çıkacak enerji de Türkiye’nin kardeşliğine destek verecek.

Milli Birlik ve Kardeşlik projesine en güzel örnek Adıyamandır. Adıyaman’da Türk var, Kürt var, Ermeni var, Süryani var. Ama Adıyaman’da terör yok.

Çevreyi ihmal etmeyen, merkezi onaran bir anayasa olacak ümit ediyorum.

Esenler gündüz 500 bin, gece 700 bin, Yüzde 33 Güneydoğu, yüzde 33 Karadeniz, yüzde 33 de Batı illeri. Esenler biz başladığımızda suç oranında ilk 3 sırada idi. Esenler şimdi suç işleme oranında İstanbul’un son sırasında yer alıyor.

Şaban Kurt:

Potamya 7 derenin birleştiği yer demektir. Anayasa’nın Potamya’da bize bir medeniyet aşılamasını diliyoruz. Kahramanmaraş, dondurmanın, biberin, tekstilin olduğu gibi şairlerin de yetiştiği bir yerdir.

Adıyamanlılar Vakfı Ömer Özkartal:

Yerli bir anayasa, her kesimin anayasa olmalı. Herkes evet bu benim anayasam demeli.

Denizlililer Derneği Celal Kazdağlı:

Anayasa yapmak iç mesele değildir. Bu cesareti gösteren Güneysulular’a teşekkür ediyoruz. Cumhuriyet 100 yıllık bir Osmanlı birikimi idi. Anayasayı yaparken şimdi yükselen bir ruh halinin anayasası olmalı. Cumhuriyet çekilişin ortaya çıkardığı bir olgudur. Bu açılımın anayasası olacak ve olmalı.

Rize Müftüsü Seyfullah Hacımüftüoğlu:

Avrupa Birliği’ne katılım yolunda ilerlerken bir çok alanda değişimler yapıldı. Yeni Anayasa ise bunların en üzerinde. Bu panelin Başbakanımızın memleketinde yapılıyor olmasını da önemsiyorum. Yeni anayasa çocuklarımızın kendini güvende hissedecekleri bir ortam hazırlamalı. Şiddet içermeyen her fikrin tartışılabildiği, kimsenin kimseye üstünlük sağlamadığı özgürlükçü bir anayasa olmasını talep ediyoruz.

Bartın Milletvekili eski TBMM Başkanı Köksal Toptan:

Böyle bir toplantının Başbakanımızın ilçesinde yapılıyor olması çok önemli. En az bu kadar önemli olan bir durum ise 7 coğrafyadan STK’ların katılımıyla yapılıyor olması. İlk kez toplumun bütün kesimleri tarihi bir uzlaşma ile yapılması gerektiği konusunda hemfikir.

Yeni Anayasa içeriği kadar psikolojik tabanı da önemli. Mevcut anayasanın yarısından sonrası değişti, ama bizim anayasamız olmadı.

Etrafımıza, dünyaya bakın. Türkiye’yi değerlendiren siyaset, bilim adamlarına bakın. İşte bunu Türkiye kırık dökük demokrasimiz ile yapıyoruz. Gerçek bir anayasaya sahip olduğumuzda neler yapabileceğimizi görün.

1979 kasım ayı. Bülent Ecevit hükümeti istifa etti, yerine AP azınlık hükümeti kuruldu. Türkiye’de her şey yok. Olan da karaborsada.

İkinci Bakanlar Kurulu toplantısı. MB Başkanı’na döviz rezerv miktarımızı sordu. Orada hiçbir şey yok dedi.

Başbakan Erdoğan, bir Kızılcahamam toplantısında Ali Babacan’a bunu sordu. Sayın Başbakanımız 52 milyar dolar var dedi. Şimdi 96 milyar dolar.

O zaman bir konsorsiyum kuruldu. Lüksemburg 1,5 milyon dolar katkıda bulunmuştu. Türkiye bugün her yıl 300-400 milyon dolar hibe yapıyor.

İşte bütün bunlardan dolayı demokrasimiz daha güçlenmeli. Bu toplantı Türkiye’nin her tarafında yapılmalı.

Ben çok eski bir siyasetçi olarak hep bu hayallerle yaşadım. Yeni ve bu toplumun anayasına hiç bu kadar yakın olmadı. Buna engel olacakları bu toplum hiç affetmeyecektir.

Kemal Karpat:
Yeni bir anasaya tartışmaları toplumun her kesiminde yapılıyor. Anayasa, bir devletin kendi iç işleyişini olduğu kadar toplumun kendi arasındaki ilişkileri de düzeltir. Yazılı anayasalar 18. yy’da ortaya çıktı. Türkçe’de olduğu gibi “yasa” içinde geçmez. “yapmak” ve “düzenlemek” anlamını taşır.

Teşkilatı Esesi ile 1921 Anayasası hükümranlığı devletten alıp topluma verir. Her iki anayasa da fert-devlet ilişkilerini düzenlese de olması gerektiği noktada hiçbir zaman olmadı. 1924 Anayasası, hürriyet ve hakları bir kenara itmiş, devlet gücünü ortaya çıkarmıştır. 1950’lerde DP yeni bir toplum sınıfı yaratmaya çalışsa da güçlü devleti istiyordu.

Bizde anayasalar, ifrat ve tefrit arasında gidildi. Türkiye’de büyük liderler fiili başkanlık uyguladı. Bu demokratik değildir denemez.

Anayasa nasıl yapılacak sorusunun cevabı çok kısa. Halk sivil yönetime kavuşmak için okumadan evet dedi. MGK gibi kurumlar her şeyi bünyesinde taşıyan bir yapı ile hareket etti. Yasama, yürütme, yargı gibi hareket etti.

Halk değerlerin muhafazısını istiyor. Anayasa Mahkemesi kendini her sorunu çözecek bir makam gibi görüyor. Oysa sorunların çözüm yeri Meclis ve halktır.

PANEL

İsmail Kahraman:

Potamya’dan dik duran, onuruna sahip, hepimizin yüzakı, dünya çapında bir lider çıktı. Tayip Bey. Hep mukallitlikler Türkiye’yi bu hale getirdi. Bu yanlışlıklar yumağı tabandan gelmiyor, tavandan geliyor. Listeyi Ankara hazırlar, tasnifi valiler yapardı.

1923’te 80 altın alıyorlardı. Cumhurbaşkanı 2800 altın alıyordu. Nokta’da “Nerede o eski maaşlar” diye çıktı.

Şener Akyol’a, “Neden 1982 Anayası’ndan Allah’ı çıkardınız?” dedim. “Biz komisyon olarak metne koyduk, Konsey çıkardı, Allahlarından bulsun” dedi. Yunanistan dinini değil, mezhebini de koyuyor. Ben yeni Anayasa’nın Allah’la başlamasını istiyorum.

Tevfik İleri, Yassıada’nın yüzakı isimlerinden biridir. Oğlu burada Cahit bey, kardeşi burada. O da babası gibi yüksek mühendis.

Türk milleti bu anayasayı değiştirecektir. Herkes birleşmiyor denmemeli.

Ben ona hukuk güreşçisi diyorum. Çünkü 367 Sabih’i mindere yapıştırdı.

Metin Külünk:

Eğer 10 yıl önce konuşuyor olsa idik işimiz kolaydı. Hakkari’den, Samsun’dan, Konya’dan, Rize’den bakarak bir anayasa tartışması yapılabilirdi. Bir hafta önce Mısır, Tunus, Libya’da idim. Önceki gün Bosna’da idim. Bütün coğrafyanın yüzü Türkiye’ye dönmüş durumdadır. İlk kez, “Ama”sız ve kırmızı çizgileri olmayan bir anayasa olmalı. İnsanlığa yeni bir bildirge sunacaktır. Çünkü bizim sorumluluğumuz 780 bin km2 değildir. “Tanrı öldü” diyenlere karşı bir çıkıştır.

Bu anayasa zamanın ruhuna uygun, demokrasi ve hukuk kavramlarını lafzen değil, ruhen özümsemeli. 1839 Tanzimat Fermanı’ndan bu yana halk ile yönetenlerin arasında bir ayırım ortaya koydu.

Türkiye’yi milletsiz bir anlayışla yönetmek istiyorlardı.

Doç. Dr. Osman Can ve Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu da birer tebliğ sundu.

Katılanlar: Bartın Milletvekili Köksal Toptan, İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu,  Rumeli Türkleri Derneği Başkanı Sadullah Sipahioğlu, Kahramanmaraşlılar Derneği Başkanı Şaban Kurt,

http://www.rotahaber.com/yeni-anayasanin-allahla-baslamasi-istendi_209322.html


Milletvekili Metin Külünk'e büyük ilgi

Milletvekili Metin Külünk'e büyük ilgi

AK Parti İlçe Gençlik Kolları Kongresinde partililer milletvekili Metin Külünk’e büyük ilgi gösterdi. Partililer Külünk ile tokalaşmak için adeta birbirleriyle yarıştılar


25 Eylül 2011 20:48

font boyutuküçülsünbüyüsün

 



Milletvekili seçimleri sırasındaki çalışmaları ile partili partisiz hemen herkesin büyük beğenisini kazanan Metin Külünk, AK Parti İlçe Gençlik Kolları Kongresinde de ilgi odağı oldu. Milletvekili seçildikten sonra mazbatasını alırken maaşının yarısını eğitim için ayıracağını kaydederek hemen herkesimin taktirini toplayan Külünk, kongrede partililerin büyük sevgi seline maruz kaldı. Kongre için gelen partililerin büyük bir çoğunluğu Külünk ile adeta tokalaşma ve fotoğraf çektirme yarışına girdi. Hiçbir partiliyi kırmayan onlarla fotoğraf çektirdikten sonra sohbet etmeyi de ihmal etmeyen ve hatır soran Külünk, yaydığı pozitif enerji ile de dikkat çekti.

 

 

 

 

 


http://www.haberler.com/guneysu-da-yeni-demokratik-anayasa-paneli-3014484-haberi/

Güneysu'da 'yeni Demokratik Anayasa' Paneli

Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın babasının oturduğu Rize'nin Güneysu İlçesi'nde,Türkiye'nin 7 bölgesinden sivil toplum kuruluşlarının desteği ile, "Yeni Demokratik Anayasa" konulu panel düzenlendi.

Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın babasının oturduğu Rize'nin Güneysuİlçesi'nde, Türkiye'nin 7 bölgesinden sivil toplum kuruluşlarının desteği ile, "Yeni Demokratik Anayasa" konulu panel düzenlendi. 

Güneysu Sosyal Dayanışma veKültür Derneği'nce GüneysuÖğretmenevi'nde düzenlenen panele,TBMM eski Başkanı ve AK PartiZonguldak Milletvekili Köksal Toptan, Kültür ve Turizm eski Bakanı İsmail Kahraman, Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu, Anayasa Mahkemesieski raportörü, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Osman Can, AK Partiİstanbul Milletvekili Metin Külünk, AK Parti İstanbul Milletvekili Prof.Dr. Mustafa Şentop, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, AK Parti Kocaeli Milletvekili Zeki Aygün, AK Parti Rize Milletvekili Hasan Karal, İETT Genel Müdürü Dr. Hayri, Baraçlı, Rumeli Türkleri Derneği Başkanı Sadullah Sipahioğlu ile 15 ilden gelen sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. 

"DEMOKRATİK BİR ANAYASA YAPACAĞIZ" 

Panelde konuşan TBMM eski Başkanı Köksal Toptan, yeni bir Anayasa heyecanının toplumun bütün kesimlerini etkisi altına aldığını ve uzlaşma görüntüsü verdiğini belirterek şunları söyledi: 

"Bu Anayasa içeriğinden çok psikolojik bakımdan da önem taşıyor. İlk defa millet kendi anayasasını kendi inisiyatifiyle yazma imkanı yakalıyor. Anayasa'nın bütün maddelerini değiştirsek bile bu Anayasa bizim aradığımız değil. Mucize yaratacak değiliz, demokratik bir Anayasa yapacağız. Etrafımıza, dünyaya bakın.Türkiye'yi konu alan ister ABD, ister Çin'de, üçüncü adamların değerlendirmelerine bakın. Türkiye bir büyük mucizeyi gerçekleştiriyor. Bunu beğenmediğimiz, kırık dökük demokrasisiyle yapıyor. Ama bir de zengin sivil bir Anayasa'ya sahip olduğunda Türkiye'nin gücünün ne kadar büyüyeceğini düşünün." 

"YENİ SİVİL BİR ANAYASAYA HİÇ BU KADAR YAKLAŞMAMIŞTIK" 

1979 yılında CHP hükümetinin istifasının ardından Adalet Partisi'nin azınlık hükümeti kurduğunu hatırlatan Toptan, o dönemde yaşadığı bir anısını anlattı. Toptan, şöyle dedi: 

"O dönemde şeker, mazot yok. Olan da karaborsa. Biz hükümet olduk. İkinci Bakanlar Kurulutoplantısında Demirel, o zamanın Merkez Bankası Başkanı'na, 'Türk parası ve döviz cinsinden kaç paramız var?' dedi. Eveledi, geveledi, lafı döndürüyor. Demirel dedi ki, 'Kardeşim, kasayı çektiğimiz zaman, köy bakkalı hesabı, orada kaç para var?'. 'Orada hiçbir şey yok' cevabını aldı. 4 yıl önce bir toplantıda bunu anlattım. Başbakanımız Ali Babacan'a, 'Kasada kaç lira var?' diye sordu. O da, '52 milyar Dolar' dedi.Türkiye şu anda her sene dünyada ihtiyacı olanlara ortalama 300-400 milyon Dolar yardım yapabiliyor. 'Benim Anayasam' diye gurur duyabileceğim bir Anayasa hayaliyle büyüdüm, bu günlere geldim. Ama, yeni sivil bir Anayasa'ya hiç bu kadar yaklaşmamıştık." 

Konuşmaların ardından panele geçildi. Oturum başkanlığını Kültür ve Turizm eski Bakanı İsmail Kahraman'ın yaptığı panele konuşmacı olarak Anayasa Mahkemesi eski raportörü Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç Dr. Osman Can, AK Parti İstanbul Milletvekili Prof.Dr. Mustafa Şentop,AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu katıldı. Panele konuşmacı olarak katılması beklenen ancak, tedavisi nedeniyle ABD'de bulunan Wisconsin Üniversitesi Öğretim Üyesi tarihçi Prof.Dr. Kemal Karpat'ın konuşma metni okundu. 

ENSARİOĞLU: BU ANAYASA OLMASIN DİYE BUNLAR OLUYOR 

"Son günlerde herkes bana, 'Sen Diyarbakırlısın. Bu terör, bu şiddet niye bu kadar tırmanıyor? 'diye soruyor. 'Bu Anayasa olmasın' diye bunlar oluyor. Türkiye'de ne zaman demokratikleşme, Avrupa Birliği ile müzakere süreçleri, iyileşme ve Anayasa'dan bahsedilmişse, bütün bu dönemlerde Türkiye'nin dengesini bozacak hadiseler olmuştur. Olağanüstü hal dönemleri yıllarca sürdü. 4 ayda bir uzatılırdı. Her 4 ay dolduğunda bir hafta kala aniden şiddet tırmanır, asker polis şehit olur. Bir şeyler olurdu Türkiye'de ve bunun uzatılma gereksinimi doğardı. Bu Türkiye'de artık gelenek haline geldi. Şimdi de aynı senaryolar devam ediyor." 

DOÇ.DR. CAN: ÇOK İYİ BİR ŞOFÖRÜMÜZ VAR, Güneysu'DAN ÇIKTI 

Anayasa Mahkemesi eski raportörü, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Osman Can da yaptığı konuşmada, Türkiye'de şoförün değiştirildiğini belirterek, şöyle devam etti: 

"Çok iyi bir şoförümüz var. Güneysu'dan çıktı. Çok iyi bir ekibi var. Ekonomik olarak çok iyi durumdayız. Cebimizde paramız var. Bugün farklı bir noktadayız. Çok iyi Navigasyon aletimiz var. Çok iyi hedefler belirleyebiliyor. Hadi yola çıkalım dedik, bindiğimiz araba Murat 124. Bu arabayla Tunus'a gidemezsiniz. Bununla İsrail ve Kıbrıs sorununu çözemezsiniz. Yeni Anaysa, aynı zamanda arabayı değiştirme hamlesidir. Tarihi bir aşamadayız. Bu tarihi sorumluluk aşamasında Anayasal tartışma geçmişe ait olan bir tartışma değildir. Bambaşka bir geleceğe doğru gidiyoruz ve bu geleceğe hazırlıklı olma çabasıdır." - Rize /Güneysu

(Doğan Haber Ajansı) 24.09.2011 17:16 [3014484]
 
 
 





Yorumlar