Ana Sayfa   Site Haritası

 
 
 
 
Konuşmaları
YİNE, YENİDEN İSTANBUL
İSTANBUL’A GÖNÜL VERENLER, AK PARTİ’NİN EMEKTARLARI, GÖNÜL DOSTLARIMIZ,

YİNE, YENİDEN İSTANBUL

 

İSTANBUL’A GÖNÜL VERENLER, AK PARTİ’NİN EMEKTARLARI, GÖNÜL DOSTLARIMIZ,

 

Milletin sahibi olduğu AK PARTİ’nin 8 yıllık varlığında Türkiye’miz önemli hamleler gerçekleştirmiştir. Bu noktada geleceğe dönük daha iyi ne yapabilirizi düşünmek gereği açıktır. AK PARTİ neden kuruldu? AK PARTİ’nin misyonu ve vizyonu neydi? Bizim AK PARTİ hareketindeki varlık nedenimiz neydi? Bunları tekrar ele almanın bizlere çok şeyler kazandıracağına eminim.

 

AK PARTİ’de siyaset bugün için değil gelecek için yapılır. O nedenle gelecek için kadrolar oluşturmak önemlidir. AK PARTİ’nin kurumsallaşması da buna bağlıdır. AK PARTİ siyaseti, milletimizin emaneti ehline verdiği sayın Recep Tayyip Erdoğan’a omuz olma siyasetidir. AK PARTİ SİYASAL ÇİZGİSİ BU TOPRAKLARIN TEVAZU SAHİBİ, AÇIK GÖRÜŞLÜ VE VİZYONER KÖKLERİNDEN BESLENMEKTEDİR. Nasıl ki Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u feth ederek bir medeniyet projesini Doğu ve Batı’yı kucaklayarak hayata geçirmiş ve bir “Barış Küresi”ni hedeflemişse, biz de onun vasiyeti/emaneti olan İstanbul’da bu medeniyet projesini yeniden ayağa kaldırmak ve insanlığın hizmetine sunmak yeni bir ADALET ve BARIŞ COĞRAFYASI oluşturmak için AK PARTİ’de siyaset yapıyoruz.

 

Bu siyaset vizyonunun bekçisi ve koruyucusu MİLLET’tir. Biz Anadolu’nun her pınarından yudumlayarak siyasal çizgimizi geliştirdik. Bu siyasetin temellerini Anadolu’yu şekillendiren üç akılda bulabiliriz. Birincisi Yunus Emre’nin engin varlık sevgisi, ikincisi Hacı Bektaş-ı Veli ile simgelenen Anadolu’nun insan ve doğanın ilişkisine dair zaman ötesi aklı, üçüncüsü ise Mevlana’nın sınırları aşan gönülleri fetheden tolerans ve adalet kalbidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Muasır Medeniyetler seviyesini geçme ve 29 Ekim 1923’te ilan ettiği Cumhuriyetin kazanımlarının geliştirilip güçlendirilmesi hedefi milletimizin bin yıllık misyonunun adıdır.

 

AK PARTİ bir TEŞKİLAT partisidir. Aksinin olması da beklenemez. Çünkü bu teşkilatları MİLLET kurdu, sahibi de odur. Kendisi de teşkilat yapısının temel unsuru olan gençlik kollarından gelen bir Genel Başkana ve Başbakan sahip olan AK PARTİ’nin, teşkilatsız anılması düşünülemez. Teşkilatlar AK PARTİ’nin sinir uçlarıdır. AK PARTİ’nin sahip olduğu teşkilat yapısı ve teşkilatın taşıdığı değer, kendisini diğer siyasal yapılardan ayıran en önemli etkendir. AK PARTİ’nin İNSAN merkezli siyaset anlayışının uygulama alanı bulmasında teşkilatlarımız stratejik öneme sahiptir. AK PARTİ teşkilatlarının taşıdığı ruh ve görev aşkıdır ki,  3 Kasım, 28 Mart, 22 Temmuz seçimlerinden AK PARTİ artan bir ivmeyle başarılı çıkmıştır. AK PARTİ teşkilatları bu çalışmaları ile tüm Türkiye’ye mâl olacak abidevi şahsiyetler ortaya çıkarmıştır. Gecenin 11’inde Saime Anneyi 65 yaşına rağmen bir koltukta bekleten, Adem Eraslan’ı gövdesini siper etmeye iten güç, işte bu emanete sahip olma hissiyatıdır. Milletimiz gerektiğinde bu yolda çilesini çeker ve çile çekeni de unutmaz. Çilenin ve coşkunun adı olan tüm AK PARTİ teşkilat mensuplarına teşekkür ediyorum. 8 yıllık müthiş hikayede onların katkısı en büyüktür. AK PARTİ TEŞKİLATLARI İLE AKTIR. AK PARTİ siyaseti milletin emanetini geleceğe taşıma siyasetidir. O emaneti hakkıyla taşıyanlara selam olsun!

                       

GENEL BAŞKANIMIZ VE BAŞBAKANIMIZIN İFADE ETTİĞİ MİLLETİMİZİN KURDUĞU AK PARTİ’NİN SAHİBİ DE MİLLETTİR.

 

AK PARTİ SİYASETİ MİLLETİN GÖNLÜNE DOST OLMA SİYASETİDİR.

 

Bilirim ki milletimiz EMANETİ EHLİNE vermektedir. Son 8 yıl bunun en güzel örnekleri ile doludur. Siyaset mühendisliği peşinde koşanlar, milletin iradesi karşısında akamete uğramış, AK PARTİ ve Recep Tayyip Erdoğan vizyonu ve misyonu Türkiye’ye hizmet etmeye devam etmiştir, edecektir de. 

 

GENEL BAŞKANIMIZ VE BAŞBAKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN’a emaneti teslim eden milletimizin ferasetini kimsenin sorgulamaya hakkı yoktur.

                   

Aynı şekilde 35 yıldır siyasi mücadelenin bir fiil içinde geçen hayatımda, LİDERİMİZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN İLE OLAN AKIL VE GÖNÜL BAĞI DA AÇIKTIR. KİMSEYE SORGULATMAYIZ.

 

BİZ 35 YILDIR SAYIN GENEL BAŞKANIM VE BAŞBAKANIMLA AYNI KADERİN YOLCUSUYUZ. 

 

TARİH BİZİM ŞAHİDİMİZDİR.

 

TÜRKİYE 8 YILDIR AK PARTİ GERÇEĞİNİ YAŞAMAKTADIR.

 

Bu sekiz yılda AK PARTİ teşkilatlarının büyük desteği ile yapılamaz denilenleri hayata geçirmiş ve Türkiye’mize boyut atlatmıştır.

 

AK PARTİ’DE LİYAKAT, EHLİYET VE ADALETİN DEĞER OLDUĞU SİYASET HAYATA GEÇMİŞTİR.

 

Başbakanımız ne güzel söylemiş, AK PARTİ’nin siyasal kimliği, “siyasal gücün bir kişinin veya grubun elinde yoğunlaşmasını destekleyen, bireysel ve siyasal özgürlüklere karşı olan, siyasal katılımın hemen hemen tüm biçimlerini reddeden, baskı ve güç kullanımını öngören” anlayışları reddetmektedir?

 

Başbakanımızın da sık sık ifade ettiği gibi AK PARTİ:

 

“...MİLLETİMİZİ KRİZDEN KRİZE SÜRÜKLEYEN, DAR KADROCU SİYASETİN ÜZERİNE BİR SÜNGER ÇEKMEK amacıyla kurulmuştur.”

 

AK PARTİ siyasetinin öznesi “İNSAN”DIR.

 

AK PARTİ tüzüğü bu durumu açıkça ifade etmektedir: BU NEDENLEDİR Kİ BİZLER EN ÜSTÜN HİZMETİN İNSAN’A HİZMET OLDUĞUNA İNANIR, İNSANIN MUTLULUĞU, HUZURU, GÜVENİ VE SAĞLIĞI BİZİM İÇİN HERŞEYİN ÖNÜNDE GELİR.

 

İşte AK PARTİ teşkilatları İNSAN’LA buluşma alanıdır. AK PARTİ, 81 ilin 81’inde örgütlü teşkilatları ile bir TÜRKİYE PARTİSİDİR.

 

AK PARTİ, FARKLILIKLARI ZENGİNLİK GÖREN SİYASET ANLAYIŞI İLE MUHAFAZAKAR DEMOKRAT KİMLİĞİNİ, ZAMANIN RUHUNA GİYDİRMİŞTİR.

 

BİZİM İÇİN İNSAN’IN TEK KRİTERİ ELİNDEN, BELİNDEN, DİLİNDEN EMİN OLUNMASIDIR.

 

AMMA ADALET TERAZİMİZ DE HASSASTIR.

 

MAZLUM’UN ÇIĞLIĞINA DA HER NE OLURSA OLSUN KAYITSIZ KALAMAYIZ.

 

BİZ RAHMET YÜREKLİYİZ,

 

İSTANBUL’DA 15 MİLYON VATANDAŞIMIZ VE CÜMLE YARATILMIŞ BİZE EMANETTİR.

 

YARATILANI YARADANDAN ÖTÜRÜ SEVER, CÜMLE ALEMİ KENDİMİZE EMANET BİLİRİZ.

 

Başbakanımızın ifade ettiği şekliyle, "Bu Milletin Her Bir Kuruşu, Tüyü Bitmedik Yetimlerin, Yoksulların Hakkı Hukuku Bizim Sırtımızdadır. Bu Hareket İçinde Olanlar, Asla Ve Asla Akçeli İşlere Karışamazlar. Karışıyorlarsa Bu Milletin De Bizim De Ahımız Onların Üstündedir"

 

AK PARTİLİLİK İŞTE BÖYLE BİR HASSASİYETİ GEREKTİRİR.

 

AK PARTİ, bu topraklardaki, SEVGİ, BARIŞ ve ADALETİN adıdır. Biz her daim sevginin, barışın ve adaletin temsilcileri olacağız.

 

BİZLER ADALET ÜZERİNE SİYASET YAPMAK AMACIYLA AK PARTİ’DEYİZ.

 

GÖNÜL DOSTLARIMIZ VE KARDEŞLERİMİZ,

 

ARTIK, YENİDEN İSTANBUL DEMENİN VAKTİ GELMİŞTİR.

 

İnsanların gönlü yeniden kazanılmalı ve sahip olunan kolektif şuur, şeffaflaşma, demokratikleşme daha doğrusu taban demokrasisinin gerçekleşmesi için yeniden harekete geçilmelidir. Kısacası Saime anneler ve Adem Eraslan’lar yeniden partiye kazandırılmalıdır.

 

BİZİM SİYASETİMİZ HİZMET ETME SİYASETİDİR.

 

Şu an da sizlerin gözünde gördüğüm heyecan, sevgi ve coşku, doğru yerde durduğumuzun en önemli kanıtıdır. Her zeminde söyledik, bir kez daha söyleyeceğiz.

 

Milletimiz nerede OL derse, orada OLACAĞIZ! Burada size seslenmemin sebebi de budur.

 

AK PARTİ’NİN SAHİBİ OLAN MİLLETİMİZ BİZİM PUSULAMIZDIR.

 

BİZİM YÜRÜYÜŞÜMÜZDE ASLA “BEN”E YER YOKTUR.

 

BİZ İSTANBUL’U KUCAKLAMAK İÇİN BU YOLA ÇIKTIK.

 

SEVGİ DİYORUZ, GÜL ATIYORUZ...

 

KIYMETLİ KARDEŞLERİM, GÖNÜL DOSTLARIM,

 

29 Mart seçimlerini hepimiz yaşadık ve derin bir ızdırap hissettik!

 

İSTANBUL’DA ORTAYA ÇIKAN SONUÇ AK PARTİ İSTANBUL YÖNETİMİ İÇİN BİR BAŞARISIZLIĞIN SEMBOLÜYDÜ.

 

29 Mart seçim sonuçlarına dair fazla söze gerek var mı? Sayın Genel Başkanımız ve Başbakanımız gibi küresel bir lideri olduğu bir teşkilatta Silivri, Çatalca, Sarıyer, Adalar, Kartal ve Maltepe’yi kaybeden, Ataşehir ve Büyükçekmece’yi kendi eliyle teslim ettiğini görmek yetmez mi? Küresel liderin ağırlığını taşıyamayan bir irade midir İstanbul'da olması gereken, size bırakıyorum!

 

BÖYLE BİR SONUCUN, HESABINI TEŞKİLATINA VE MİLLETE KESME PEŞİNDE OLANLAR BÜYÜK HATADADIR.

 

Bu irade değil midir ki, İstanbul Büyükşehir Belediyemizin ürettiği hizmetler ile çevreyi merkeze yaklaştıran, sosyal hizmetleri ile solmaya yüz tutmuş sosyal devlet anlayışını yeniden ayağa kaldıran, modern şehircilik anlayışı ile İstanbul’u 21. Yüzyıla taşıyan büyükşehir tüm hizmetleri halka anlatamayan ve CHP’ye İstanbul’da alan açan, 700 milyon TL’lik yatırımı halka anlatamayarak Silivri’yi kaybeden, Maltepe’yi Kartal’ı tüm uyarılara rağmen elinden kaçıran.

 

Sadece İSMEK kurslarında bugüne kadar çoğunluğu kadın olan 60 bin vatandaşımız hizmet alması dahi müthiş bir sosyal gelişim, modernleşme projesini oluşturmaktadır. Kadın ve Aile Sağlığı Merkezleri ve diğer toplumsal sağlık alanında atılan adımlar, sosyal tesisler ile muhafazakâr kesimi sosyal hayat ile barıştıran ve tanıştıran Büyükşehir Belediyemizin hizmetleri ne yazık ki mevcut irade ile gerekli takdiri ve karşılığı almadığı açıktır. Türkiye’de devrim niteliği olan bu çalışmaları bayrağı teslim alarak hakkıyla vatandaşlarımıza anlatacağız.

 

Dünyanın başkenti, gözbebeği olan İstanbul’un, Genel Başkanımız ve Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a omuz olacak daha iyi bir İstanbul yapılanmasını hak ettiği de bir gerçektir. İSTANBUL’DA SİYASET İNSANLA BULUŞMA SANATIDIR. Eğer İstanbul’un hala gidilmemiş ilçeleri, ayak basılmamış beldeleri varsa uyarılara ve ikazlara rağmen sağır bir siyaset yürütülüyorsa, makam ve mevki kaygısı, milletimizin bekasının önüne geçmiş, eş, dost, akraba, milletin iradesinin önüne set olarak çekilmişse eğer bir teşkilata “BEN” hakim olmuşsa, gerekli tek şey “DEĞİŞİM”dir.

 

Biz, 8 yıl evvel ruhumuzu kirletmemeye söz verdik ve AK PARTİLİ olduk. 8 yıl her çileyi, acıyı, sevinci, hep iç içe sizlerle, gönül dostlarımızla yaşadık. Nice zorluklardan geçerek her türlü engellemeleri aşarak ama bıkmadan, usanmadan, gücenmeden, kırılmadan; severek, kucaklayarak, sahip bir kalple, sahip bir ruhla, AK PARTİ hareketinin, liderinin bu ülke, bu millet ve bu coğrafya için ifade ettiği anlama saygı duyarak, bugüne geldik. AK PARTİ İSTANBUL İL TEŞKİLATI geleceğe yürüyüşe yeni bir heyecan ve coşkuyla, artan bir güçle devam etmek istiyor.

 

AÇIKTIR Kİ BU BİR BAYRAK YARIŞIDIR VE NEFESİ TÜKENENLERDEN BAYRAĞI TESLİM ALMAYA GELİYORUZ.

 

Başbakanımızın da ifade ettiği gibi “Bize Göre Sınırlandırılmayan, Keyfiliğe Ve Hukuksuzluğa Olanak Sağlayan, Katılımı Ve Temsili Önemsemeyen, Bireysel, Kolektif Hak Ve Özgürlükleri Hiçe Sayan Totaliter Ve Otoriter Anlayışlar, Sivil Ve Demokratik Siyasetin En Büyük Düşmanlarıdır.”

 

BU NOKTADA GÜVENCEMİZ MİLLETİMİZ VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN AK PARTİ KURULURKEN KONUŞMALARINDA DEFATEN İFADE ETTİĞİ TABAN DEMOKRASİSİ, İSTİŞARE, ORTAK AKIL VE ADALET ANLAYIŞIDIR.

 

27 HAZİRAN AKŞAMI, 15 MİLYON İSTANBULLUNUN BİZE EMANET OLDUĞU BİLİNCİYLE, İSTANBUL’DA YENİ BİR HAYAT BAŞLAYACAKTIR. ŞİMDİDEN KUTLU OLSUN!

 

Şeffaf, Adaletli Ve 24 saat Görev Başında Olan AK PARTİ Siyaseti İle Türkiye Yeni Bir Taban Demokrasisi Dalgasıyla Buluşacaktır.

 

Taban Demokrasisi Ve Milletin İradesi AK PARTİ Teşkilatlarında En Güzel Şekliyle İşleyecektir.

 

AK PARTİ İstanbul teşkilatı bizim dönemimizde sandık teşkilatlarından başlayarak tüm birimleriyle bir değer üretim merkezi olacaktır.

 

Bizimle birlikte İstanbul AK PARTİ TEŞKİLATLARININ GÜCÜNÜ Kadıköy’den başlayarak, Beşiktaş’a, Çatalca’dan Sarıyer’e, Bakırköy’den, Kartal’a ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle, belde belde, ilçe ilçe hissedecektir.

 

BİZİM İÇİN HEDEF İNSAN’LA BARIŞIK, HUZURLU, MÜREFFEH BİR SOSYAL VE İÇTİMAİ YAŞAMA SAHİP, ÇEKİM MERKEZİ İSTANBUL’DUR.

 

BURADAKİ MURADIMIZ, İSTANBUL’DAN YÜKSELECEK GÜÇ İLE AK PARTİ’NİN KURUMSALLAŞARAK 2023 İKTİDARINA GİDECEK YOLU AÇMAKTIR.

 

BİZİM SİYASET ANLAYIŞIMIZDA DÜN ASLA OLMAYACAKTIR.

 

HEYECAN VE COŞKUMUZU HİÇ KAYBETMEYECEĞİZ.

 

Biliyoruz ki ancak geleceği düşünen bir siyaset aklı bugünün problemlerine çözüm olacaktır. Hedefimiz,

 

·        İLGİLENEN

·        DİNLEYEN

·        ANLAYAN

·        ÇÖZEN

 

Bir il teşkilatı yapısı kurarak İSTANBUL’UN DERT ORTAĞI OLMAKTIR.

 

BU KONUDA KADINLARIMIZA BÜYÜK ROLLER DÜŞECEK.

 

KADINLARIMIZ İSTANBUL’A HİZMET YARIŞIMIZDA AKILDA VE PRATİKTE MERKEZ OLACAKTIR.

 

Daha önce de ifade ettiğimiz üzere, siyasal partilerde kadın kotasını reddediyoruz. Kadınlarımız AK PARTİ hareketinin öznesidir.

 

SADECE MAHALLE YAPILARINDA, KADIN KOLLARINDA DEĞİL, TÜM YAPILARDA ETKİN VE ETKEN GÜÇ OLACAKLAR.

 

YÜRÜYÜŞÜMÜZDE VARLIK NEDENİ GENÇLERİMİZDİR. HEPSİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM.

 

Gençlik kollarımız yönetim sürecinin bir fiil merkezinde olacaktır. Zinde, dinamik ve pro-aktif, gelecek üzerinden Türkiye'yi okuyacak bir gençlik yapısı oluşturacağız.  Atatürk’ün Cumhuriyeti gençliğe emanet ettiğinin bilinciyle, İstanbul’u da gençlerimize emanet edeceğiz ve onların önünü açacağız. 21. Yüzyılın İstanbul’unu da AK PARTİ İstanbul İl teşkilatında beraber çalışacağımız genç kardeşlerimiz ve kadınlarımızla birlikte hep beraber inşa edeceğiz.

 

LİYAKAT, EHLİYET VE ADALET ÖLÇÜMÜZ OLACAK.

 

Farklılıklar bizim zenginliğimizdir. AK PARTİ, Nazım’dan Akif’e, Peyami Safa’dan Yaşar Kemal’e tüm Anadolu yelpazesinin kucaklayıcısıdır. Biz de İstanbul’u bu anlayışla kucaklayacağız. Kadıköy Moda’daki insanımızın, Fatih Çarşamba’daki insanımızın da yaşam tarzı bize emanet olacaktır.

 

Bizim isteğimiz İstanbul’da ünlü yazar Amin Maalouf’un da ifade ettiği gibi “Temel Prensiplere Saygı Göstermeyi Sağlayan” bir toplumsal çerçeve oluşturmaktır. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün milletimizde canlandırdığı “Ortak Kader-Ortak İyi” algısını yükseltmektir. Açıktır ki buna İSTANBUL’DAN daha uygun bir başlangıç noktası, uygun bir yer düşünülemez. Üç Semavi dinin asırlardır birlikte yaşadığı İSTANBUL, Adem’in çocukları arasında hiçbir ayrıma izin vermemiştir, vermeyecektir de!

 

AK PARTİ MİLLET’in değişim adına gösterdiği irade, güç ve cesaretin adıdır. AK PARTİ siyaseti, değişim ve gelişim siyasetidir. Nazım’ın şiiri milletimizin AK PARTİ’ye teveccühünü çok güzel özetler:

“ve sonra : ileri, güzel, iyi


                                    her şeyi


                hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır,


çalışkan, namuslu, yiğit insanlarım


                                        yarı aç, yarı tok...”

 

27 Haziran akşamı ile beraber göreve hazır kadrolarımızla İstanbul’u kucaklayacağız. İstanbul, AK PARTİNİN insan merkezli siyasetini kılcal damarlarında hissedecek. Üreteceğimiz politikalar ile İstanbul’u tekrar İNSAN ile buluşturacağız.

 

BİZ, BU DEĞİŞİMİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN 27 HAZİRAN 2009 TARİHİNDE DÜZENLENECEK AK PARTİ 3. OLAĞAN İL KONGRESİNDE İL BAŞKANLIĞINA ADAYIZ.

 

ALLAH UTANDIRMASIN, NİYETİMİZİ AK EYLESİN.

 

MİLLETİMİZDEN ALDIĞIMIZ DESTEK VE GÜÇLE BU YOLA DEVAM EDECEĞİZ.

 

RECEP TAYYİP ERDOĞAN SİYASETİNE OMUZ OLACAĞIZ.

 

HAYDİ ALLAH YOLUMUZU AÇIK ETSİN...

 

İSTANBUL’DA ARTIK YENİ BİR HAYAT BAŞLASIN

 

BÜYÜK DÜŞÜNEN İSTANBUL İÇİN...

 

BÜYÜK DÜŞÜNEN AK KADROLAR GELİYOR.

 

İSTANBUL AYAĞA KALKIYOR.

 

YENİDEN İSTANBUL

 

DUANIZI ALMAYA GELİYORUZ...

 

 

Metin KÜLÜNK

10.06.2009

 

 






Yorumlar
Sizi niye sevdiğimizi bilmek ister misiniz?
Sayın Başkanım sizi seviyoruz. Niye sevdiğimizi bilmek ister misiniz? Çünkü: çizginiz belli, dürüst ve ilkeli bir mücadele adamısınız. Haksızlıklar karşısında yılmadan mücadeleye devam ediyorsunuz. Tıpkı Sayın Başbakanımız gibi tabandan geldiniz. Teşkilatı, basılıp geçilecek bir merdiven gibi görmediniz. Çileli günlerde de bizlerle beraberdiniz, mutluluk dolu günlerde de... En zor zamanımızda, Sayın Başbakanımız hapis cezası aldığında; göğe avuç açıp dua eden, gözyaşı döken, sabırla liderinin yolunu gözleyenlerden biriydiniz. Canım Başbakanım gibi yanımızda gördük hep sizi. Asla bu teşkilata sövenlerle aynı sofralarda olmadınız. Adınız baronların, monşerlerin adlarıyla beraber anılmadı. Dün bize karşı olup da bugün bizlerden daha çok teşkilatçı görünmeye çalışanlara benzemediniz, onları dost edinmediniz. Siyasi rüzgâra göre parti parti dolaşan, abdestsiz namaza duran, tek ilkesi para olanlardan olmadınız. Ahde vefanın ne olduğunu unutmadınız. İnancınızla, bilginizle, kültürünüzle, teşkilatçılığınızla, vizyonunuzla, geçmişinizle örnek aldığımız ağabeylerimizden birisi, Başbakanımızın 35 yıllık dava arkadaşı oldunuz. Bizler bu davayı tohum olduğu zamanlarda avucumuza aldık. Gözyaşlarımızla, kanımızla suladık. Kalbimizin sıcaklığıyla ısıttık, yüreğimizin en derinliklerinde sakladık. Fidan olmasını, ağaç olmasını, dualarla, şükürlerle seyrettik. Sabır bizim katığımız oldu zindanlarda… "Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer gerçekten dosdoğru iman ediyorsanız siz üstünsünüz, siz gâlipsiniz." (3/Âl-i İmrân, 139) ayet-i kerimesini kendimize düstur edindik. Teşkilatçılığı; eğilmeden, bükülmeden, yıllardır çizgisini, ideallerini, aşkını, imanını koruyan Sayın Başbakanımızdan öğrendik, Gençlik Başkanlığı yaptığı dönemlerde onun nasihatleri ile yetiştik. Yıllarca; işimizi eşimizi, aşımızı, okulumuzu bir kenara itip bu davanın mücadelesini verdik. Hizmetimizin mükâfatını âlemlerin Rabbinden bekledik sadece… Büyük emeklerle bugünlere getirdiğimiz teşkilatımızın, mücadelemizin, emeğimizin yıpratılmaya çalışılması kahrediyor bizleri. Canım Başbakanımın etrafını sarmaya çalışıyor bir avuç çakal. Bu çakallardan onu koruması gerekenler, onun yükünü hafifletmesi gerekenler ise sadece kendi koltuklarının derdine düşmüşler görünüyor. Üzülüyoruz kaybettiğimiz ilçeleri düşündükçe, üzülüyoruz milletvekillerimizin, belediye başkanlarımızın, yöneticilerimizin daha dün partiye gelenlere referans olduklarını işitince. Kahroluyoruz, Sevgili Başbakanımızın yüzüne gülüp de arkasından Ergenekon çeteleriyle işbirliği yapan hainler deşifre edildikçe. Ama dostlarımız da, düşmanlarımız da, içimize sızan demokrasi artıkları da şunu iyi bilsinler: Bizde, tüm yükü lidere yüklemek yok, gerekirse omuz koyarız onun ayakları altına. Bizde, dostu yarı yolda bırakmak yok, gerekirse dostumuzla beraber gireriz mezara. Bizde, sarsıntı olunca deprem oluyor diyerek camdan atlamak da yok, gerekirse sütun oluruz depremin önüne. Biz, şarkı sözlerinde değil; gerçek hayatta beraber çıktık Başbakanımızla bu yola, beraber ıslandık yağan yağmurda, beraber ağladık insaftan uzak zindanlarda, beraber avuç açtık yeri göğü ve bu ikisi arasında olan her şeyi yaratana… Biz hep buradaydık ve hep burada olacağız… Ne teşkilatımızı, ne Başbakanımızı ne de geleceğe ümitle bakan bu milletin evlatlarını yalnız bırakmadık, bırakmayacağız İşte Sayın Başkanım, duygularımızı ifade etmekte kelimeler her ne kadar da yetersiz kalsa, bütün bu ve benzer sebeplerden dolayı sizi çok seviyoruz ve sevmeye de devam edeceğiz. Allah (cc) yar ve yardımcınız olsun…